Solak Futbolcular - Sergen Yalçın
Sergen Yalçın, futbola Beşiktaş’ın alt yapısında başladı. Burada Serpil Hamdi Tüzün’ün Türk futboluna kazandırdığı isimlerden biri oldu. Gordon Milne döneminde Beşiktaş A Takımı’na yükseldi. Üstün futbol yeteneği ile dünya spor otoritelerinin deyimiyle Türk futbol tarihinin gelmiş geçmiş en teknik futbolcusudur. Kullandığı serbest vuruşlar ve attığı gollerle isminden çokca söz ettirdi. 1991-1996 yılları arasında çok başarılı bir performans sergiyelen Sergen, bu performansı ile 1996 yılında Aykut Kocaman, Oğuz Çetin flaş transferi ile dikkat çeken İstanbulspor'a transfer oldu. 2 sezon İstanbulspor'da forma giydikten sonra Fadıl Akgündüz tarafından siirt Jet-Pa Spor'a tranfer oldu.Wiki'den alıntıdır.
Siirt Jet-Pa Spor'da hiç forma giymeyen Sergen, Fadıl Akgündüz tarafından sırasıyla, Fenerbahçe, Galatasaray, Trabzonspor, Galatasaray kulüplerinde kiralık olarak forma giydi.
2002/2003 sezonunda Beşiktaş’a döndü ve Beşiktaş'ın 100. yılındaki şampiyonluğunun baş mimarlarından biri oldu. İstikrarsız geçen sezonlara ve uzun süren sakatlıklara rağmen 100 gol barajını aşan ender orta saha oyuncularından biri oldu. Özellikle Beşiktaş'ın 100. yılındaki şampiyonluk maçında Galatasaray'a karşı son dakikada attığı golle ve 2003-2004 sezonunda Şampiyonlar Ligi maçında Beşiktaş'ın deplasmanda Chelsea'yi 2-0 yendiği maçta attığı 2 golle yıldızlaşmıştır.
2006-2007 sezonunda 2.Lig'e yeni yükselen ekiplerden Şekerspor'a transfer oldu.
2007-2008 sezonunda (8 Temmuz 2007) Atatürk Stadyumunda düzenlenen imza töreni ile Eskişehirspor'a transfer oldu.
Sezon başında teknik direktör Metin Diyadin ile sorun yaşadığı için kadro dışı bırakılan Sergen Yalçın Eskişehirspor'da düzenli olarak antrenmanlara katılmadığı için takım arkadaşlarıyla zaman zaman sorun yaşadı ve sezon içinde de yönetim, taraftar ve bazı basın mensuplarıyla da tartıştı. Eskişehirspor Tesisleri'nde kalan takım arkadaşlarının aksine beş yıldızlı bir otelde konaklayan yalçın, 2007-2008 sezonunun sonunda alacaklarının ödenmediğini belirtti ve Eskişehir'den ayrılarak bu takımlada bağlantılarını kopardı. Sergen Yalçın son olarak kulüp başkanı Hatipoğlu'na ait firmanın reklam filminde oynaması tartışma konusu oldu.Sergen Yalçın türk futbolunun George Best‘i idi Sergen Yalçın‘da George Best gibi antremanı sevmeyen gece hayatını seven futbolcuydu,buna rağmen türkiyenin gelmiş geçmiş en büyük futbolcusuydu.Şuan ntvspor'da yorumculuk yapmaktadır.
Solak Futbolcular - Roberto Carlos da Silva Rocha
Roberto Carlos da Silva Rocha 10 Nisan 1973 yılında Sao Paola, Brezilya'da doğmuştur.
Futbola ilk adımı 1990'da Sao Paulo bölgesi takımlarından Araras'ta atan Carlos, ülkesindeki Palmeiras takımında yıldızı parladıktan sonra millî takıma çağrılmış, burada adının duyulmasının ardından Inter Milan'a transfer olmuştur. Daha sonra Real Madrid'e transfer olmuş ve burada 11 sene takımına hizmet etmiştir.
Fenerbahçe'deki ilk resmî karşılaşması 2007 Türkiye Süper Kupası finali olmuştur. Kupa mücadelesi 2-1'lik Fenerbahçe üstünlüğü ile sona ererken, bu kupa Roberto Carlos'un Fenerbahçe'deki ilk kupası olmuştur. Fenerbahçe'deki ilk golünü Fenerbahçe-Sivasspor maçında kafayla attı. Bu golü, futbol kariyerinde kafa ile attığı üçüncü goldür. İkinci golünü ise Hacettepespor'a sağ ayağıyla ceza sahası içerisinden attı.Ve ilk frikik golünü 30m Konyaspor'a attı.
1996'ta Avrupa futboluna geçiş yapan futbolcu, Serie A'nın önde gelen kulüplerinden Inter'e ve bir yıl ardından da efsaneleştiği takımlardan biri olan Real Madrid'e geldi.
Carlos 2 Ağustos 2005'te Brezilya vatandaşlığının yanına bir de İspanyol vatandaşlığı ekledi. Bu sayede Real Madrid'te Avrupalı futbolcu statüsünde forma giymeye başlayan Carlos, takımının da açılan kontenjan ile milli takımdan arkadaşı Robinho'yu almasını sağladı.[kaynak belirtilmeli]
Roberto Carlos, 2007-2008 sezonu için sözleşmesinin bittiği Real Madrid'den ayrılarak bonservis bedeli olmaksızın Fenerbahçe ile bir yılı opsiyonlu olmak üzere iki yıllık sözleşme imzalamıştır. (Wiki'den alıntıdır)
Solaklar için Eşyalar - İskambil Kağıdı

Solak olduğunuz için yapmakta zorlandığınız bir başka şey de iskambil kağıdıyla oynanan oyunları oynamakta zorlanmak.
Bildiğiniz gibi %90 çoğunluğa uygun olarak üretilen iskambil kağıtlarının karşılıklı iki köşesinde rakamlar ve işaret yazar. Sağ elinizi kullanıyorsanız herhangi bir problem yok. Ama ya solaksanız.
Diğer elinizle bu kağıtları dizmeye çalıştığınızda aşağıdaki videoda da gördüğünüz gibi boşlukla karşılaşıyorsunuz.
İşte bu sorunu çözebilecek en güzel şey videoda da görüldüğü gibi çift yönlü iskambil kağıtları. Yani her dört köşesinde sayı ve işaret yazan iskambil kağıtları.
Sol Elim - Orhan Veli
Sol Elim
Sarhoş oldum da
Seni hatırladım yine;
Sol elim,
Acemi elim,
Zavallı elim!
Orhan Veli
Yazmak istedim... Bir de bu var. Orhan Veli solak mıydı bilmiyorum...
Not: Fotoğrafı tararken ters çevirmemişlerse solak olma ihtimali yüksek. Fark ettiyseniz sigarayı sol eliyle tutuyor.
Solaklar İçin Eşyalar - Yemek Bıçağı
Solaklar için üretilmiş özel eşyalar serisi başlıyor.
Bir solaksanız en çok resmi bir ortamda yemek yerken sıkıntı çekersiniz. Bir defa masaya oturduğunuz gibi tüm alet edevat size göre ters dizilmiştir. Bıçak sağda çatal solda vs. vs. Bir de biraz sıkışık bir ortamsa yandaki ile sürekli dirsek temasında bulunursunuz. Yemekte de et türü bir şey varsa ve biraz da zor kesiliyorsa işiniz bir hayli zorlaşır. Bıçağın keskin yüzü sağ taraftadır ve siz eti kesmeye çalışırken o tarafı kullanamazsınız, kör taraf ile dakikalarca sürter sürter sürter en sonunda bir parça koparırsınız. Tabi bu sırada masadakilerin kim olduğuna bağlı olarak şakaklarınızdan bütün vücudunuza terler akmaya başlar. Bir de et tabaktan kayıp bi yerlere giderse işler iyice sıkıcı hale gelir. Emin olun bu bir solağın başına bu türden bir olay muhakkak gelmiştir.
İşte bunun için -çok aptalca da gelse- çok basit bir şekilde süper bir çözüm bulmuşlar. Solaklar için yemek bıçağı... İşte fotoğrafı aşağıda.
Güneşli Pazartesiler (Los Lunes al sol)
Yıllar önce Ömer Naci Soykan'ın Bir Anarşistin Seyir Defteri kitabını okurken Paris'le ilgili anlattıkları kafamın içinin biraz daha aydınlanmasına neden olmuştu. O, filmlerde gördüğümüz güzel döşenmiş tertemiz Paris metrosunu insan dışkısı kokan bir yer olarak tarif etmekteydi. Kapitalizmin merkezlerinden, bir dakikada dünyanın kaderini değiştirecek o büyük avrupada en demokratik ülkelerinden Fransa'da aynı Türkiye'de olduğu gibi ötekilerin olduğunu ve bu durumu algılamamı kolaylaştırmıştı.
Devletin gelişmişliği ölçüsünde vatandaşlarına özgürlük, refah verdiğini ama bunların sanal olduğunu; en ufak bir tehlikede vahşi 3. dünya ülkelerinden farksız yöntemler başvurduğunu Genova'da görmekle bu yazılanlar daha bir anlamlı oldu. Hatırlarsınız İtalaya'da Carlo Giuliani isimli gösterici polis kurşunu ile öldürülmüş, bir kişi ise polis otosu tarafından göz göre göre çiğnenmişti.
İşte bahsedeeğim film de tam bunların üzerine basıyor. Metaforlarla dolu, trajikomik bir film. Tersanede çalışmaktayken işyerleri otel yapılmak üzere kapatılan bir grup orta yaşlı erkeğin hayatlarındaki bir kesiti anlatan, seyredilesi bir film. Javier Bardem'in muhteşem oyunculuğu görülmeye değer. Ezberlerimizi bozan, küresel kapitalizmi daha iyi anlamamızı sağlayan bir film.
Filmde çokca tekrarlanan bir hikaye var. Siyam ikizi hikayesi. Avrupa, amerika, afrika, asya vs. hiçbir yer bizim için farketmiyor. Latin Amerikadaki işçinin hayatındaki herhangi bir değişim emin olun Sibiryadaki işçiyi etkiliyor. Aynı siyam ikizleri gibi. Birimiz düşerse hepimiz düşeriz. Birbirimizden ayrılamayız. Birbirimizi sevmesek de bi aynı vücuttaki iki,üç,beş insan gibiyiz.
Bir de unutmayalım:
Güneş sadece haftasonları izin günlerinde değil, pazartesileri de parlamaktadır.
Dikkat: Film sokak lambalarına karşı antipati yaratabilir.
Sevgililer Günü, Lupercalia, yalancı Valentine
"Sevgililer Günü". Modern zamanın festivallerinden biri.
Temelinde Roma Bereket/Doğurganlık Tanrısı Lupercus'un onuruna şubat ayının 13 ve 15'i arasında yapılan Lupercalia Festivali olan bu gün batı dünyasına Valentine Day olarak geçmiştir. Lupercal, Roma şehrinin kurduklarına inanılan Romulus ve Remus'u emziren dişi kurttur. Bu günde Romalı paganlar ilk defa cinsel birleşme yaşayacak gençlerinin isimlerinin yazılı olduğu listeleri Lupercus rahibelerine verirlermiş. Lupercusa kurbanlar kesilir, hediyeler sunulurmuş. Hristiyanlığın Roma İmparatorluğu tarafından resmen kabulunden sonra bu festival diğer birçok pagan ritueli gibi yasaklanmış. Ve bir hikaye uydurulup illa kutlayacağım diyen paganlara hristiyan geleneği gibi sunulmuş.
Günümüzde ise diğer modern zaman festivallerinde olduğu gibi (örn. Yılbaşı) sadece ve sadece alışverişe indirgenmiş. Bugün sevgilinize illaki bir şey satın almak zorundasınız. Ya bir tektaş, ya bir kalpli ayıcık, ya bir akşam yemeği, olmazsa en azından bir kırmızı gül. Çok da şaşırmamak gerekir eski tapınakların yerini alışveriş merkezlerinin aldığı bu dünyadan başka da birşey beklenmez zaten.
Tüm günleri sevgililer günü gibi kutlayanlara selam olsun.
Alışveriş anlamında değil, o eski pagan günlerinde olduğu gibi.



